On dördüncü ve on beşinci yüzyıllarda yaşamış Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerinden ve tasavvuf büyüklerinden. İsmi, Muhammed bin Muhammed Rûmî’dir. Kutbüddîn-i İznikî diye meşhûr olmuştur. İznik’te doğmuş olup, doğum târihi bilinmemektedir. 1418 (H.821) senesinde İznik’de vefât etti. Halil Paşa Câmii bitişiğindeki türbeye defnedildi.

Zamânının âlimlerinden dînî ilimleri ve zamânının fen bilgilerini Mevlânâ Hasan Paşadan öğrendi. Her ilimde mütehassıs bir âlim oldu. Tasavvufda da yükselip evliyâlığın yüksek derecelerine kavuştu. Devlet adamlarının iltifât ve ihsânlarına kavuştu. Bilhassa Tîmûr Han, din ilimlerindeki yüksekliği sebebiyle ona çok saygı gösterdi. İlim öğretip, talebe yetiştirdi ve eserler yazdı. Buyurdu ki: “Eğer bir kişi bütün yer ehli kadar ibâdet ve bütün gök ehli kadar tâat etse, îmânı Ehl-i sünnete uygun değilse kabul olmaz. Zîrâ amelin kabul ve îmânın dürüst olması takvânın şartıdır. Dînin ve îmânın aslı ve ilmin temeli, Allahü teâlâyı bilmek ve birliğini kalple tasdik etmektir.”

“Ey kardeşim! Bir kişinin sana ihtiyâcı olsa, sen o ihtiyâcı giderirsen, Allahü teâlâ senin yetmiş türlü dünyâ ve âhiret hâcetini giderir.

Oğlu Muhammed İznikî de derin âlim olan Kutbüddîn-i İznikî’nin birçok kıymetli eseri vardır. Türkçe yazdığı Râhat-ül-Kulûb ile Mukaddimet-üs-Salâh kitapları eserlerinin meşhurlarıdır. Tefsire dâir ve başka eserleri de vardır.

Makaleyi paylaş

Submit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

otag1otag2mecellesurgundekihanedanokumalik1