baki4317"Ey oğul! İnsanlara kızmaktan çok sakın, sana da kızarlar. Boş iş ve söze karışmaktan sakın, aşağılanırsın. Laf taşımak insanların kalbinde düşmanlığı arttırır."

Büyük âlim ve velî Ca'fer-i Sadık hazretleri 702 senesinde Medîne-i münevverede doğdu ve 765'te aynı yerde vefât etti. Kabri, Cennet-ül-Bakî’dedir...

İmâm-ı Câfer hazretleri, ilmi, babası Muhammed Bâkır’dan öğrendi. İlim ve fazîlette zamanının bir tanesi oldu. Bütün din bilgilerinde olduğu gibi, zamanının bütün fen ilimlerinde de söz sahibiydi. Yetiştirdiği talebeler, cebir ve kimyâ ilimlerinde çeşitli keşifler yapmışlar, bu ilimlerin temel sistematiğini kurmuşlardır. Fizik ve kimyâ ilimlerinin konusunu teşkil eden madde ve onlar üzerindeki bilgisi o kadar çoktu ki, bu hususlarda zamanında yaşayan herkese akıl, ilim hocalığı yapardı. "Kimyânın babası" sayılan Câbir de, Câfer-i Sâdık’ın talebesidir. En meşhur talebesi ise Hanefî mezhebinin kurucusu ve Ehl-i sünnetin reisi olan İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe Nu’mân bin Sâbit’tir.

Tefsir ilmindeki derecesi pek yüksek olan Ca'fer-i Sadık hazretleri, namaz kılarken kendinden geçip, düştüğü olurdu. Pekçok kerâmeti görülmüş ve menkıbeleri kitaplarda yazılmıştır. İnce mârifetleri bildiren sözleri nükte ve latîfeleri pek meşhurdur. Hikmetli sözleri çoktur. Buyurdu ki:

"Beş kimseyle berâber bulunmaktan sakının: Birincisi, yalan söyleyendir. Devamlı ona aldanırsınız. İkincisi ahmak, aklı az olandır. Sana iyilik yapayım derken, kötülük yapar. Üçüncüsü cimridir. En çok işine yarayacağı zaman seni bırakır. Dördüncüsü kötü kalpli kimse olup, menfaatine kavuşmak için seni harcar. Beşincisi fâsık, yani açıkça günah işleyendir. Seni bir lokma ekmeğe satar..."

"Bir mümin kardeşine âit sevmediğin bir iş duyarsan, birden yetmişe kadar özür kapısı araştır. Bulamazsan 'Belki benim anlayamadığım bir özrü vardır!' de ve o konuyu kapa."

"Ey oğul! İnsanlara kızmaktan çok sakın, sana da kızarlar. Boş iş ve söze karışmaktan sakın, aşağılanırsın. Laf taşımaktan çok sakın. Çünkü söz taşımak insanların kalbinde düşmanlığı arttırır. İnsanların ayıplarını görme, insanların ayıplarını gören onların hedefi olur..."

İmâm-ı Ca'fer-i Sâdık hazretleri, nasîhat vermek için, bir râhibe geldi. Kapı geç açılınca;

- Ey rahip niçin kapıyı geç açtın, beni kapıda beklettin? diye sordu.

Rahip şöyle cevap verdi:

- Kapı aralığından seni görünce, heybetinden çok korktum. Hemen abdest aldım. Tevrât'ta okumuştum ki, bir kimseden veya bir şeyden korkunca, abdest almalıdır. Abdest, insanı zarardan korur yazılı idi.

İmâm-ı Ca'fer-i Sâdık hazretleri, nasîhat edince, rahip hemen Müslüman oldu.

Bugün, Ca'fer-i Sadık hazretlerinin vefat yıl dönümüdür. Allahü teala şefaatlerine nail eylesin. Âmin...

Ahmed Demirbaş

Türkiye Gazetesi 10.03.2017

Makaleyi paylaş

Submit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

otag1otag2mecellesurgundekihanedanokumalik1